30 Nisan 2008 Çarşamba

Everybody's Gotta Learn Sometimes

Belki çok geç oldu ama şu meşhur "Eternal Sunshine of a Spotless Mind" filmini syrettim. Film âmiyâne tabirle "damar". Bir filmi damar yapan unsurların en başında müzik gelir. Son sahnede arkadan yavaşça yükselip yüreğimizi dağlayan, Beck tarafından icra edilmiş eski bir (80 model) The Korgis grubu parçasıydı : "Everybody's got to learn sometime"

Parçayı youtube'da buldum. Dinleyince hemen hatırlayacaksınız. Parçanın gecenin ilerleyen vakitlerinde dinlenmesi depresif etki yaratabilir! Hele bunalımlı, hafakanlı bir hâlet-i ruhiye ile dinlenirse daha derin etkiler yaratabileceği de göz önüne alınmalıdır! :-)

Bir akşam üstü, güneşin solan ışıklarının yerlerini yavaş yavaş kıpıdanmaya başlayan şehir ışıklarına bırakmaya başladığı bir anda, evinizin penceresinden dışarıya bakarken, ya da geceyarısı arabanızda yalnız seyahat ederken arka planda çalınıp bizleri derin düşncelere ve hislere garkedebilme potansiyeline sahip parçanın versiyonları şunlar:

The Korgis versiyonu:



Beck Versiyonu (filmden sahneler eşliğinde):



Lara Fabian & Zucchero versiyonu:

22 Nisan 2008 Salı

Dondurma Sezonu

Bahara merhaba dediğimiz şu günlerde dondurma organizasyonlarına yavaş yavaş ağırlık verilmesini teklif ediyorum.

Reklam gibi algılanmazsa Algida'nın iştah artırıcı dondurmalarını sizinle paylaşmak isterim..

Afiyet olsun..

21 Nisan 2008 Pazartesi

Mutluluklar Edi ve abSoLuT

Sevgili arkadaşlarımız Edi ve abSoLuT 15 Nisan 2008 günü bize çok mutlu bir haber verdiler. Tabi günler geçti, geriye bu mutlu anların fotoğrafları kaldı. Sözlenen arkadaşlarımızı tebrik ediyor ömür boyu mutluluklar diliyor, o mutlu anlarımızın fotoğraflarını sunuyorum.









18 Nisan 2008 Cuma

Bu Adamlar Neye Bakıyor? KISA BİR MOLA YILIN FOTOĞRAFI ÖDÜLLERİ

İşte o anlardan birisi;
Genç yaşlı fenerli,cimbomlu, beşiktaşlı demeden neredeyse tüm ekibi meraklandıran neydi acaba?
işteé Bu nadide fotografla beraber Kısa Bir Mola editörlerini yeni bir sanatsal etkinliğe davet ediyorum. Projenin adıı ... KISA BİR MOLA YILIN FOTOĞRAFI ÖDÜLLERİ. ilk yarışmacı olarakta "bu adamlar nereye bakıyor?"isimli çalışmamı gönderiyorum. etkinlik sonundada birinci olan arkadaşımız bir patlama organinasyonda muafiyet kazanabilir mesela.Yada en az oy alanlar patlama organisayonu yapar?

9 Nisan 2008 Çarşamba

Teşekkürler Fenerbahçe


Bu resimler hafızlardan kolay kolay gitmeyecek.
Bize çeyrek final heyecanını yaşattığı için Fenerim'e
teşekkür ediyorum.



7 Nisan 2008 Pazartesi

ping

Deniyorum bakalım bunu ilk kim görecek

28 Mart 2008 Cuma

Resim Konuşturmaca konulu yarışma başlamıştır.



Bunun için gerekli hayalgücü, espri, gözlem yeteneği, bilimum geyik kapasitesi vs. bende var diyorsan haydi durma sen de katıl!

İşte kurallar:

1.Birden fazla çalışma ile katılınabilir
2.Resimde konuşturulan kişinin espri hoşgörüsü olup olmadığının riski katılımcının kendisine aittir. Olası bir kavga durumunda ayırma işlemi yapılmaz.
3.Resimde konuşturulan kişilerin kişilik haklarına saygı esastır.
4.İlle de herkes konuşacak diye bir kuralımız yoktur.
5.Tek bir kişi üzerine oynanabileceği gibi diyalog oluşturmak da kabülümüzdür.
6.Çalışmalar yorum şeklinde teslim edilecektir. Sözle yapılan başvurular asla kabul edilmeyecektir.
7.Oylama yine bu sitede anket şeklinde olacak ve çalışmaların en son teslim tarihinden sonra yapılacaktır.
8.En iyi çalışmayı yapan kişi ödüllendirilecektir. Ödüller kazanan kişiye göre daha sonra açıklanacaktır.

27 Mart 2008 Perşembe

No Country For Old Men

Ben de filmi bir çok kişi gibi "en iyi film" oscarını aldığı için izledim. Filmi izledikten sonra sinema sanatından hiç anlamadığıma kanaat getirdim.
Burada (http://www.sinemalar.com/film/2383/Ihtiyarlara-Yer-Yok/) baya çok yorum yapılmış. Bir de ben yorum yazarak kafanızı şişirmeyeyim. Çoğu kimsenin ortak fikri Javier Bardem'in performasının oscarı hakkettiği üzerine.
Bu arada film bende var. Goruntu kalitesi gayet guzel ama dublaj cok kotu ve Rusça:))))))))

Son Dakika!

8. haftadan en yeni ve net fotoğraf ! Yoğun istek üzerine baloncuk eklendi.

- Gelgin: Gel bakalım Absolutum.
- Absolut: :)
- Quixotic: Uykum var.
- Halp: Efendi çoban diyorum.

...yaparsa, quixotic müdür yapar.



Önce en alta tuzsuz etimekleri dizeceksin, onun üzerinde, muhtemelen 'pekşeker' markalı şekerle yapılmış, son derece kıvamında şurubu gezdireceksin -ki yiyenler hem lezzetli hem de hafif tatlı işte bu diyecek-, yetmedi, üzerine vanilyalı puding -kaçak- katını çıkacaksın (hammaddeleri saymazsak menüdeki tek hazır gıdadır kendisi), daha da yetmedi, bazı arkadaşların starbuckstan aldıkları kimi içeceklerin üzerinde de görmeye alışık oldukları, krem şanti ile adeta Osmanlı hat sanatından örnekler vereceksin, sonrada tatlı konusuna noktayı, damla çikolatalarla koyacaksın...

Adeta bir zarfı andıran talaş böreğinin içine havuçlu, bezelyeli ve de sanıyoruz ki sindirimi kolay olsun diye küp küp doğranmış tavuk parçacıklarını ustaca karıştıracaksın ve yiyenlerin midesine löp diye oturmasın bilakis bir kuş hafifliğinde uçsun diye milföy hamurunu tercih edeceksin...

Artık klasikleşmiş bir ürün haline gelmiş, Akman pastanesinin meşhur sosisli sandviçlerinde kullanılanın enfes tadıyla yarışır nitelikteki rus salatasını da, hani servis tabağı boş kalmasın dercesine menüye ekleyeceksin.

Sonra da gece boyunca sürdüğünü söylediğin hazırlık aşamasında gösterdiğin hamaratlığı, bu harika tadları, evden getirdiğin -ve Absolut ile bendenizi hangi malzemeden yapılanlarının daha kolay kullanıldığı ve sağlığa zararlı olup olmadığı gibi türlü tartışmalara sevk eden- spatula ile tabaklara servis ederken de göstereceksin.

İşte sevgili okurlar, bunlar kolay işler değil, hem de hiç değil. İçinde bulunduğumuz bu gergin günlerde bunu yapsa yapsa biri yapar;

Yaparsa bizim quixotic müdür yapar hem de her zamanki mütevazılığı ve soğukkanlılığıyla yapar.

Adet olduğu şekliyle bitirelim:

Emeğine sağlık !

Yedinci Hafta

Aslında sekizinci haftayı geride bıraktık ama yedinci haftayı da unutmayalım. Yedinci hafta Seda'nın bol çeşitli ve özenle hazırlanmış menüsüyle karşılaştık. Mercimekli köfte, börek ve irmikli tatlıyla birlikte çıtayı ben artık göremiyorum. Mercimekli köftenin yanında marul ve limon da unutulmamıştı. Fotoğraf da çekmiştim ama sanırım Gelgin'deler.

26 Mart 2008 Çarşamba

domaine giris

Planlanan uygulamaya geçişde hepimizin işine yarayabilir, bilgisayarınızı başka bir domain'e geçirmeden önce bir çalışma grubu üyesi yaparsanız, geçişde problem yaşamazsınız.
Önce "istediginiz isimde" bir çalışma grubuna geçin
Sonra geçmek istediginiz domain'e giriş yapın
Domain'e girerken, bilgisayar adınızın herhangi bir suffixinin olmamasına dikkat edin :)

ps: adaya geçmeyecegim fkrt, port geçişte yanetki bırakıyormus :)

25 Mart 2008 Salı

Sebilli Günler


Çok sevdiğimiz sebilimiz dün sabah itibariyle aramızdan ayrılmıştır ve henüz geri dönmemiştir. Yıllardır sıcak ve soğuk su seçenekleriyle itiyaçlarımızı karşılıyan sebilimizi çok özledik. Alt kısımdaki dolap çalışmıyo diye her ne kadar trip yapsakta sensiz buraların tadı yok bir an önce geri dön. YZLM MDRLG

24 Mart 2008 Pazartesi

Zaman Yönetimi

Hangi sitelerde ne kadar süre geçirdiğimizin istatistiğini tutan bir site varmış. İlgili yazı için buraya tıklayabilirsiniz. Ama Serdar Kuzuloğlu'nun da belirttiği gibi, eğer bu yazılımı geliştiren firma, verileri kaydediyorsa, ki neden olmasın, kullanmamakta yarar var.

20 Mart 2008 Perşembe

Nasıl Sürdürülemez Kod Yazılır?

Edi: Quixotic buraya Roedy Green'in "How to Write Unmaintable Code" yazısının türkçesini eklemişti. Ama görüldüğü üzere yazı yok. Çok uzun bir yazı olduğu için admin olarak yazıyı kaldırdım. (yetkilerim pek çok :)) Onun yerine çevirmeninin sayfasında yazının orjinaline bir link veriyorum. Nasıl Sürdürülemez Kod Yazılır ? yazısı için buraya tıklayın.

14 Mart 2008 Cuma

6. Hafta - Devam 2

Ve kek rüyası bitti ....

6. Hafta - Devam

Kekin dağıtımı denetim altında gerçekleştirildi.

Yemek Organizasyonu 6. Hafta

Absolut'un çikolata parçacıklı, cevizli, havuçlu keki ile bir haftayı daha tamamladık.
Gusto bakarken, Absolut keserken...




























6 Mart 2008 Perşembe

Okuma Odası :)

henüz kitapları bitiremedim ama asagidaki blog bir arkadasimin ve bence basarili yazılar var, paylasayim istedim :)
http://altayatli.blogspot.com/

Yemek Organizasyonunda 5. Hafta

Elf'in pudingli kedi dilli pastası, limonlu keki ve börekleri ....

Edi ve Gelgin pastayı tutmaya çalışıyorlar.
Halp: Acaba arabayı almakla iyi mi ettim?
Gerdoğan: Acaba borsa düşer mi ?
Can: Ben şurdan yavaş yavaş yaklaşayım.
Absolut: Ben yokum.


Gusto: O öyle olmaz, yanlış yapıyorsunuz.
Edi: Bıdıbıdı bıdı.
Elf: Pasta kesim işinden de yırttım, iyi oldu.
Fkrt: Fotoğraf çekiliyor yaşasın.
Can: Burası iyi.
Absolut: Ben niye yokum?


Gusto: Beni dinleyin beni !
Gelgin: Bu tabaklar da elimde kaldı.
Can: Buraya geldim ama bana pasta vermediler.


Gusto: Ben de mi yesem acaba? O kadar da laf ettim.
Fkrt: Yine fotoğraf çekiliyor, süper :)


Gusto: Yicem yicem ben de yicem.
Elf: He he yiyolar..


Can: Bak hala alamadım.
Balacali: Ne güzel yiyorlar.
Absolut: Ben hala yokum.


Edi: Daldım gittim.
Fkrt: Süper poz yakaladım.
Quixotic: Fotoğraflar süper oldu.
Gusto: :)
Gelgin: Bu tabaklardan kurtulamadım.
Absolut: Ben nerdeyim?


Pudingli kedi dilli (dili li ) pastadan sonra, limonlu kekten ve böreklerden önce...